dönmüşüz. Basketbolla yatıp kalkan bir çocuk olarak basketbol döneminin de benim için bitmiş olmasıyla bir karamsarlık var içimde. Babamla kaldığım hafta sonlarından bir gece babam gece 3-4 sularında uyurken yanıma geldi. Sanırım ailenin parçalanmış olmasından duyduğu üzüntüyle ve basketbola olan ilgimi de bilerek ''oğlum gel televizyonda basketbol maçı var'' dedi. Zorlukla kalktım televizyonun karşısındaki kanepeye attım kendimi. Göz ucuyla ekrana bakıyorum ama (hemen hemen her çocuk gibi) televizyon karşısında uyumak daha güzel olur diye düşünüyorum kendi kendime. Sonra bir adam aldı topu eline. Saçları örülü, kollarında ve boynunda dövmeler var, kafasında headband, kolunda sleeve. Sahadaki herkesten farklı. Topu eline aldığında etrafına neredeyse 3 kişi üşüşüyor. İçeri giriyor dışarı pas atıyor, karşısına aldığı oyuncunun başını döndürüp olduğu yere oturtuyor. Resmen idolümü bulmuştum. Allen İverson (The Answer). Yanlız bir sorun vardı, bu adamın şutları girmiyordu. Onun yerine top çalıyor ribaund alıyor ve asist yapıyordu hatta triple-double'ı kıl payı kaçırmıştı. Geriden gelerek maçı bir şekilde aldılar. Maçlar o zaman Kanal D'de yayınlanıyordu. Bende ne uyku kaldı ne yorgunluk. Spiker bir sonraki maçın 2 gün sonra olduğunu söylemişti ve benim o maçı beklemekten başka ne bir derdim ne bir tasam kalmıştı. O iki günü bir şekilde atlattım ve gece yarısı yine ekran başına oturdum. Maçı Bucks kazanmıştı ama ben sadece İverson'ın şut sokabildiğini öğrendiğime seviniyordum. Bu adam skor üretmek için doğmuştu belli. 76'ers bir şekilde Bucks'ı doğu finallerinde eledi ve finalde Lakers'ın rakibi oldu. İlk maç İverson, Tyronn Lue'ya öyle bir hareket yaptı ki işte o an basketbola dönüşü olmayan bir şekilde bağlanmıştım. 76'ers favori gösterilen Lakers karşısında maçıda almıştı. Gerçi serinin gerisi pek istenilen şekilde gitmedi. Shaq faktöründen dolayı Lakers 4-1'le şampiyon oldu. İşte o günden beri bende uyku düzeni ve normal bir hayat adı altında hiçbir şey kalmadı. Lise dönemim gece yarıları babamdan gizli (ilk maçımı kendisi izletmesine rağmen daha sonra basketbol yüzünden derslerime yeterli özeni göstermediğim düşüncesini savunmaya başladı) maç izlemeye çalışmakla geçti. 24 yaşındayım ve halen sabah 8 gibi son maç bittikten sonra yatıp öğleden sonra kalkarım.
8 Ocak 2014 Çarşamba
Answer For A Life
dönmüşüz. Basketbolla yatıp kalkan bir çocuk olarak basketbol döneminin de benim için bitmiş olmasıyla bir karamsarlık var içimde. Babamla kaldığım hafta sonlarından bir gece babam gece 3-4 sularında uyurken yanıma geldi. Sanırım ailenin parçalanmış olmasından duyduğu üzüntüyle ve basketbola olan ilgimi de bilerek ''oğlum gel televizyonda basketbol maçı var'' dedi. Zorlukla kalktım televizyonun karşısındaki kanepeye attım kendimi. Göz ucuyla ekrana bakıyorum ama (hemen hemen her çocuk gibi) televizyon karşısında uyumak daha güzel olur diye düşünüyorum kendi kendime. Sonra bir adam aldı topu eline. Saçları örülü, kollarında ve boynunda dövmeler var, kafasında headband, kolunda sleeve. Sahadaki herkesten farklı. Topu eline aldığında etrafına neredeyse 3 kişi üşüşüyor. İçeri giriyor dışarı pas atıyor, karşısına aldığı oyuncunun başını döndürüp olduğu yere oturtuyor. Resmen idolümü bulmuştum. Allen İverson (The Answer). Yanlız bir sorun vardı, bu adamın şutları girmiyordu. Onun yerine top çalıyor ribaund alıyor ve asist yapıyordu hatta triple-double'ı kıl payı kaçırmıştı. Geriden gelerek maçı bir şekilde aldılar. Maçlar o zaman Kanal D'de yayınlanıyordu. Bende ne uyku kaldı ne yorgunluk. Spiker bir sonraki maçın 2 gün sonra olduğunu söylemişti ve benim o maçı beklemekten başka ne bir derdim ne bir tasam kalmıştı. O iki günü bir şekilde atlattım ve gece yarısı yine ekran başına oturdum. Maçı Bucks kazanmıştı ama ben sadece İverson'ın şut sokabildiğini öğrendiğime seviniyordum. Bu adam skor üretmek için doğmuştu belli. 76'ers bir şekilde Bucks'ı doğu finallerinde eledi ve finalde Lakers'ın rakibi oldu. İlk maç İverson, Tyronn Lue'ya öyle bir hareket yaptı ki işte o an basketbola dönüşü olmayan bir şekilde bağlanmıştım. 76'ers favori gösterilen Lakers karşısında maçıda almıştı. Gerçi serinin gerisi pek istenilen şekilde gitmedi. Shaq faktöründen dolayı Lakers 4-1'le şampiyon oldu. İşte o günden beri bende uyku düzeni ve normal bir hayat adı altında hiçbir şey kalmadı. Lise dönemim gece yarıları babamdan gizli (ilk maçımı kendisi izletmesine rağmen daha sonra basketbol yüzünden derslerime yeterli özeni göstermediğim düşüncesini savunmaya başladı) maç izlemeye çalışmakla geçti. 24 yaşındayım ve halen sabah 8 gibi son maç bittikten sonra yatıp öğleden sonra kalkarım.
Etiketler:
76'ers,
Allen İverson,
Basketball,
Bucks,
Headband,
Kanal D,
Lakers,
Nba,
Ray Allen,
Shaq,
Sleeve,
The Answer
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder