20 Mayıs 2014 Salı

Melo Nereye Gitmeli?

2003 yılı nba draftında 1. tur 3. sıradan seçildiğinde Carmelo Anthony'den herkesin beklentisi, önümüzdeki yıllarda ligin tozunu attıracağı düşünülen LeBron James'i bir nebzede olsa durdurmasıydı. İnsanlara o zaman sorsanız bundan 10 yıl sonra James ve Melo'nun yüzük sayısı ne olur diye? Büyük olasılıkla alacağınız cevap James 4-5, Melo 2-3 olurdu. Fakat işler öyle gitmedi ve bu iki canım kardeşim abiler liginin o kadar kolay olmadığı anladılar. James şampiyonluk adına kendi oyununu ve kafa yapısını hiç beklemediğim bir şekilde (pozitif) değiştirdi. Ancak Melo skor yeteneğinin yanına ekstra 10-15 kilo kas koymaktan öteye gidemedi henüz.

Melo muhteşem bir bileğe sahip olağanüstü bir şütör. Yakın, orta ve uzak mesafelerden fark gözetmeksizin skor üretebiliyor. Lig geneline göre post oyunununda iyi olduğunu söyleyebiliriz. Fakat defansif açıdan ne kalburüstü bir savunmacı ne de iyi bir yardım savunmacısı. Melo'nun zaaf olarak gösterebileceğimiz bir diğer özelliği ise oyunu ön görme yeteneği. Maçın nereye gittiği, nasıl gittiğini, nerede ne yapılması gerektiğini anlamakta diğer süperstarlara göre biraz zorlanıyor. Aklında sürekli sahada sadece skor üretmek için var olduğu düşüncesi var. Bunu ardı ardına kullandığı ve takımın tüm ritmini bozduğu maçlarda çok net bir şekilde anladık zaten.

O yüzden Melo üzerine bir takım kurulacaksa (şampiyonluk için) önce yan elemanlar çok sağlam bir düzenekmişçesine hazırlanmalı. Yani LeBron'a takım kurar gibi, James'i bir ikna edelimde gerisini oluştururuz şeklinde değil, tüm parçaları birleştirdikten sonra çarkın tam ortasına altın bir kalp gibi Melo'yu yerleştirmek gerekir.

Şuan için konuşulan takımlar arasında Bulls, Mavs, Lakers ve Rockets var. Kanımca Rockets ve Lakers kesinlikle yanlış tercih olur. Lakers şuan bir ton çatlak skorere sahip ne olacağı belirsiz ve yenilenme aşamasında. Rockets ise Harden gibi savunmayı aksatabilen ve Melo tarzı iç ve dış skor gücünü kullanan bir oyuncuya sahip. Houston'ın çokta iyi bir savunma takımı olmadığı açık ve Melo'nun gelişiyle ne kadar sayı bulurlarsa bulsunlar oyunun defansif bölümünde hep bir sıkıntıları olacaktır.

Carmelo için en ideal iki takım Bulls ve Mavs. Melo'yla başarı yakalamanın en önemli iki kuralı;
  1. Bu takım Melo'nun topla gereğinden fazla oynamasına ve sürekli oyun kurmasına müsaade etmemeli (Melo oyunu kuran değil bitirici olmalı) (Hem pota altında hem de dışarıda oyun kurabilecek oyuncusu olmalı)
  2. Takımın çok sert ve belli bir eşiğin asla altına düşmeyen bir savunma anlayışı olmalı (Melo'nun defansta açıkları kapatılmalı, kafası rahat olmalı)
Bu iki kural göz ardı edilirse Knicks'teki olayları baştan sona yine yaşarsınız. Sanırım nba takip eden herkesin aklına bu iki kuralı görünce direkt olarak Bulls gelmiştir. Chicago Melo için biçilmiş kaftan. Zaten Melo'dan önce Luol Deng ile anlattığıma benzer bir oyun stiline sahiplerdi. Deng savunmada Melo'dan çok daha aktif fakat ofansif açıdan hiçbir zaman Melo ayarında bir skorer olmadı. Bulls Wizards kaşısındada Melo gibi bir skorerin eksikliğini hisseti. Hazır Luol Deng'i de sezon içinde postalamışken boşalan SF pozisyonuna ekleyeceğiniz Melo'yla elinizdeki kadro Rose, Butler, Melo, Boozer ve Noah olur. 

Boozer ve Noah pota altında her zaman oyun kurulmasına katkıda bulunurlar. Rose ligin en iyi skorer guardları içinde başları çekiyor, Jimmy Butler ise oyunun iki yönündede kendini geliştirmeye devam eden özellikle defansta tuttuğu oyuncuya kabuslar yaşatabilen bir savunmacı. Yardım savunmasındada bir o kadar etkili. Bu durumda takımın tek eksiği durdurulamaz bir skorer. Özellikle playofflarda maç sonunda topu verebileceğiniz Rose ve Melo gibi iki oyuncunuz olursa çeşitli varyasyonlarla rakibin aklını alırsınız.

Phil Jackson'ın GM koltuğuna gelişiyle Melo'nun Knicks'te kalacağıda konuşuluyor. Benim tahminin ya Knicks çok iyi bir kadro kurarak Melo'yu elinde tutar yada Melo son kurşunlarını Bulls forması altında atar.

8 Mayıs 2014 Perşembe

Twitter Effect

Arsenal'li oyuncular, twitterdan kendileri hakkında yapılan eleştirilere bir program aracılığıyla böyle eğlenceli cevaplar vermişler.
  • Mitchel Cooper: Hesapladım, süt Mertesacker'den daha çabuk dönüyor!
  • Sam Kaye: Podolski ahır kapısını bile vuramaz!
  • Joe Wilson: Dadım bile Arteta'dan iyi penaltı kullanır!

7 Mayıs 2014 Çarşamba

Barajın Altından

Son yıllarda sık sık karşılaştığımız bir serbest vuruş taktiği (özellikle ceza sahasının hemen dışındaki serbest vuruşlarda) olan; topu barajın altından göndermeye örnek bir çözüm uygulamış Ponte Preta takımı. FAKAT... :)

2 Mayıs 2014 Cuma

1 Mayıs 2014 Perşembe

Fruitvale Station

Gerçek bir hikayeden esinlenilen filmler bana hep daha cazip gelmiştir fakat, ellerinde olayla ilgili bir video olması yönetmenin işini o kadar kolaylaştırmışki sahneyi neredeyse bire bir çekmişler. Olay Amerika'da çok konuşulmuştu ki konuşulması çok normal, bir vatandaşı çat diye vurmak normal birşey değil.

Filmle ilgili tek negatif eleştirim, filmi sonuna bağlamak için biraz fazla uzatmışlar.

Oscar Grant'in vurulduğu (filme konu olan) video:

Icardi Hadisesi

Eski Barcelona'lı futbolcu Maxi Lopez eşini eski takım (Sampdoria) arkadaşı Mauro Icardi'ye kaptırdı daha doğrusu eski eşi zamanında yakın arkadaşı olan Mauro Icardi'yle flört etmeye başladı. Bazıları için arkadaşlığı bitirmeye bu bile yeterli olabilir fakat dahası var. Icardi bu olayın üstüne Lopez'in oğluyla çekildiği bir fotoğrafı twittera koydu. Bizim buralarda bu adam öldürme sebebidir fakat onların modernizm yaklaşımından dolayı durum farklı oluyor.

Şekil A (Protesto):


Icardi'nin bizim örf ve adetlerimize ters olan bu davranışından sonra twitterda türk kullanıcılar tarafından Maxi Lopez'i gaza getirme kampanyası başlatıldı. 

''Lopez reis arkandayız'' ''Git ve o çocuğu buraya getir'' ''Maxi Lopez'in askerleriyiz'' gibi paylaşımlarla ırkımızın bu gibi bir durumda neler yapabileceğininde görmiş olduk.

Bu kadar olaya rağmen benim bu Icardi olayında en çok ilgimi çeken kare şu oldu: