Aylardır beklenen güne ulaştık nihayet. Kuralar çekildiğinden beri bugünü beklemeyen bir tane Galatasaray taraftarı (türk futbolunu seven ve saygı duyan diğer takımlarımızın taraftarlarıda destekçidir sanırım) yoktur heralde. Mourinho ve Mancini'nin basın yoluyla birbirlerine yaptıkları göndermeler, Drogba'nın Chelsea ile olan mazisi ve 2000 yılında İngilizlerle olan vukuatlarımız. Bunların hepsi bu eşleşmeyi heyecanlı kılan etkenler ama en önemli kriter, bir futbol takımının klüpler düzeyinde alabileceği en büyük kupanın ''Şampiyonlar Ligi Kupası'' olması.
Roman Abramoviç, 2003 yazında satın aldığı Chelsea ile şampiyonlar ligi kupası hariç tüm prestijli kupaları kazanmıştı. Tek eksik ''O'' kupaydı. Jose Mourinho'nun bile klüpten ayrılmasına neden olan şeydi bu. Ve sonunda 2012 yılında Chelsea bu kupayı kazandı. İlginçtir ki yıllardır Abramoviç'in yaptığı yatırımlarla her sene bu kupanın favorilerinden biri olarak gösterilen, hatta 2008 yılında finaline kadar çıkıp penaltılarda kupanın ellerinden kayıp Manchester United'a doğru gitmesini izleyen Chelsea, kupayı hiç favori gösterilmediği teknik direktör değişikliğine gittiği istikrarsız futbol oynadığı bir sene kazandı.
Futbol yorumcularının sıkıştıkları zaman söyledikleri bir laf vardır ya ''futbol bir takım oyunudur'' anlamı kapsamında doğru bir laf aslında ama 2012 yılının 19 Mayıs gecesi Chelsea'nin kupayı kaldırabilmesinin nedeni takım oyununu iyi uygulamaları değildi. Afrika Aslanı lakaplı ve günümüzde Galatasaray forması giyen savaşçı, yenilgiyi reddeden ve usta bir golcü olan Didier Drogba'ydı. Drogba maçın bitimine çok az zaman kala attığı kafa golüyle önce takımını uzatmalara götürdü ardından penaltılara giden maçta son penaltıyı kullanarak kupayı takımına getirdi. Yaptığı açıklamalarda hep en çok istediği şeyin kariyeri bitmeden önce bu kupayı kazanmak olduğunu söyleyen Drogba için hayatının belki en mutlu günüydü.
Ve şimdi o Drogba yeni takımıyla, kariyerinin büyük bölümünü geçirdiği büyük başarılara imza attığı eski takımına ve aynı zamanda çok yakın arkadaşı olan eski teknik direktörüne karşı. Ama bu sefer biz bunu söyleyebiliyoruz ''WE HAVE DROGBA THEY DON'T''.
Maçı daha heyecanlı hale getirmek isteyenler için
Maçı daha heyecanlı hale getirmek isteyenler için


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder