17 Haziran 2014 Salı

San Antonio Spurs: NBA Finals

NBA finalleri hakkında söylenecek pek bir şey yok. Zaten ne yazmak istersem isteyeyim yol Spurs'un muhteşem saha görüşü ve paslaşmalarına çıkacak. Fakat burada söylemek istediğim naçizane bir şey var; Miami Heat çok kötü oynamadı, Spurs Heat'e göre çok iyiydi. Evet belki önceki senelerdeki bunaltıcı savunmasını maçın sadece belirli bölümlerinde gösterebildi ama genel olarak batıdan hangi takım gelirse gelsin 4 maçı kazanan takım Heat olacaktı. Gelmemesi gereken tek takım vardı o da geçen senenin öcünü almak için daha çok bilenen ve basketbolunu çağın ötesine taşıyan Spurs. Heat, ikinci maçı olduğu gibi ilk maçı da kazanabilirdi ancak olmadı. İlk maçı Miami kazansaydı böyle olmazdı diyen bir kesim de var ama Spurs'un bu basketbolu kesinlikle bu sezon yüzüğü hak eden tarafın onlar olduğunu gösteriyor. İyisiyle kötüsüyle bir sezon daha geride kaldı. Altta paylaştığım belgeselde bir bölüm var ki Spurs'ün neden olağanüstü bir takım olduğunu açıklıyor:

-Reporter: Coach, is there anything that you said to Kawhi or anyone else said to Kawhi going into this game that let to this performance?

-Pop: We talked to Kawhi.

-Reporter: And what did you tell him?

-Pop: That's family business!

Bu arada Kawhi Leonard'ın Finallerin MVP'si seçilmesi uzun süre göremeyecceğimiz bir güzellik. Bu yaşta bir oyuncunun bu denli olgun bir basketbol oynaması (oynatılması) Popovich'in değerini bir kez daha gösterdi bize.


13 Haziran 2014 Cuma


Bir iki gün gecikmeyle de olsa spor reklamları tarihinin en yenilikçi ve çığır açacak reklamlarından biri karşınızda. 3D Max programıyla yapılan yeni Nike reklamı bir çok markaya ve reklam şirketine öncülük yapacak.

Reklamın mantıklı bir senaryoyla harmanlanması sayesinde izleyenlere reklam değilde kısa film izliyormuş hissi vermesi açısından da başarılı.

9 Haziran 2014 Pazartesi

Beko Basketbol Ligi Finali: Fenerbahçe Ülker - Galatasaray Liv Hospital, İlk Üç Maça Dair

Bir tarafta bu sezon Euroleague'de çeyrek final oynayan, BBL Finali'ne BJK ve Banvit'i (28-2) yenerek gelen ve kadrosunda Arroyo. Markoishvili gibi önemli isimleri barındıran Galatasaray, diğer tarafta takımın koçluğuna avrupanın en iyi hocalarında Obradovic'i getiren, Euroleague çeyrek finalini ucu ucuna kaçıran ve sezon başında kadrosuna Kleiza, Bjelica ve Zoric'i katarak Euroleague'de Final-Four, BBL'de ise şampiyonluk parolasıyla yola çıkan Fenerbahçe.

Kağıt üstünde bakıldığında Fenerbahçe'nin ağır bastığı bir gerçek fakat sarı-lacivertliler bu sezon istenilen düzeyde basketbolu (Obradovic'e rağmen) bir türlü sahaya yansıtamadı. Özellikle iç saha maçlarında güzel performans gösteren Fenerbahçe için deplasman maçları adeta kabus tadında geçti.

Galatasaray ise tüm sezonu abartısız sakatlıklarla boğuşarak geçirdi. Özellikle Euroleague'de bildiri niteliği taşıyan önemli maçlarda güzel sonuçlar aldı. Galatasaray'ın sorunu ise kadro yetersizliği ve sakatlıklar yüzünden bir türlü ritm tutamaması, bu nedenle lig ve avrupa maçları arasındaki geçişlerde sıkıntı yaşaması oldu.

Ergin Ataman ve Zeljko Obradovic gibi iki ustanın satranç mücadelesi olarak görülen final serisinin ilk maçını kanaryalar adeta domine ederek aldı. Obradovic takımının hücumlarından maksimum verimi almak için oyun temposunu hep en yüksek seviyede tuttu. Savunma ribaundunu alan seti beklemeden fast-breaklerle Galatasaray potasına yüklendi (Bkz. Bo McCalebb 15 sayı, 7 ribaund, 6 asist). Galatasaray'lı oyuncular hızlı hücumlara karşılık transition-defense i iyi uygulayamadılar ve maça genel anlamda ortak olamadan kaybettiler. 1-0

Bir sonraki maça daha iyi hazırlanan Ataman'ın takımı maç temposunu sürekli düşük tutmaya ve hızlı hücumları faullerle kesmeye çalıştı ve Fenerbahçe'nin hızlı hücuma kalkmasını sağlayan ribaundları sürekli tehdit ederek sarı-lacivertlileri yavaşlattılar. Koç Ergin Ataman'ın bu taktiğine Manuchar Markoishvili'nin güzel oyunuda eklenince sarı-kırmızılılar maçın başından sonuna kadar oyuna ortak oldular. Set hücumlarla ayakta kaldılar, son dakikalara geride giren Fenerbahçe'yi kurtaran isim 18 yaşındaki Berk İbrahim Uğurlu oldu. Potaya yaptığı dribblinglerle boşta bulduğu takım arkadaşlarını besleyerek Fenerbahçe Ülker'in maça yeniden ortak olmasını sağladı. Son hücuma 1 sayı önde giren sarı-kırmızılılar topu oyuna sokarken Bo McCalebb'in Markoishvili'den topu çalarak (tartışmalı bir müdahale, karar sizin) smaçlaması maçın dönüm noktasıydı. Galatasaray her ne kadar istediği gibi oynadıysada maçı kaybetti ve seride 2-0 geriye düştü.

Yaklaşık 5 saat önce sona eren mücadelede ise galibiyeti daha çok isteyen (mutlak kazanmak zorunda olan) takım Ataman'ın Galatasaray'ıydı. Maça hızlı başlayan sarı-kırmızılılar farkı kısa sürede 8'e çıkardı ancak moladan güzel setlerle dönen Fenerbahçe maçı bırakmadı ve kısa sürede dengeyi sağladı. İkinci maçta doğru yaptıklarını unutmayan ve onları tekrarlayan aslanlar maçı yine istediği gibi götürdü ancak Melih Mahmutoğlu'nun ekstra katkısı ve Bogdanovic ile Bjelica'nın üçlükleri maçın kopmasına izin vermedi. Kleiza'nın etkisiz kalması ve Zoric'in faul problemine girmesi, sarı-kırmızılılarda ise Markoishvili'nin ikinci yarıdaki iyi oyunu ve Cenk Akyol'un sonlara doğru gelen skor katkısı son dakikaya girilirken maçın Galatasaray'a dönmesini sağladı ve seri 2-1'e geldi.

Salı günü oynanacak maça Galatasaray yine mutlak galibiyet parolasıyla çıkacak zira kaybederlerse Ülker Sports Arena'ya 3-1 yenik durumda gidecekler.

1 Haziran 2014 Pazar

Reklamın Hası


Head & Shoulders markasının akıllarda kalıcılık sağlayacak reklamı. 

''Kapıdan ne çıkarsa çıksın sarılacağınıza meydan okuyor musunuz?'' sloganıyla bir butona basmanız isteniyor ve kapıdan çıkan ne olursa olsun (şövalye, astronot, çalgıcı, hot dog kıyafetinde animatör) sarılmanız bekleniyor. 

Fakat bazı şanslı talihliler hayatlarının fırsatını yakalıyorlar ve onlara Messi'ye sarılma fırsatı veriliyor.