Bir tarafta bu sezon Euroleague'de çeyrek final oynayan, BBL Finali'ne BJK ve Banvit'i (28-2) yenerek gelen ve kadrosunda Arroyo. Markoishvili gibi önemli isimleri barındıran Galatasaray, diğer tarafta takımın koçluğuna avrupanın en iyi hocalarında Obradovic'i getiren, Euroleague çeyrek finalini ucu ucuna kaçıran ve sezon başında kadrosuna Kleiza, Bjelica ve Zoric'i katarak Euroleague'de Final-Four, BBL'de ise şampiyonluk parolasıyla yola çıkan Fenerbahçe.
Kağıt üstünde bakıldığında Fenerbahçe'nin ağır bastığı bir gerçek fakat sarı-lacivertliler bu sezon istenilen düzeyde basketbolu (Obradovic'e rağmen) bir türlü sahaya yansıtamadı. Özellikle iç saha maçlarında güzel performans gösteren Fenerbahçe için deplasman maçları adeta kabus tadında geçti.
Galatasaray ise tüm sezonu abartısız sakatlıklarla boğuşarak geçirdi. Özellikle Euroleague'de bildiri niteliği taşıyan önemli maçlarda güzel sonuçlar aldı. Galatasaray'ın sorunu ise kadro yetersizliği ve sakatlıklar yüzünden bir türlü ritm tutamaması, bu nedenle lig ve avrupa maçları arasındaki geçişlerde sıkıntı yaşaması oldu.
Ergin Ataman ve Zeljko Obradovic gibi iki ustanın satranç mücadelesi olarak görülen final serisinin ilk maçını kanaryalar adeta domine ederek aldı. Obradovic takımının hücumlarından maksimum verimi almak için oyun temposunu hep en yüksek seviyede tuttu. Savunma ribaundunu alan seti beklemeden fast-breaklerle Galatasaray potasına yüklendi (Bkz. Bo McCalebb 15 sayı, 7 ribaund, 6 asist). Galatasaray'lı oyuncular hızlı hücumlara karşılık transition-defense i iyi uygulayamadılar ve maça genel anlamda ortak olamadan kaybettiler. 1-0
Bir sonraki maça daha iyi hazırlanan Ataman'ın takımı maç temposunu sürekli düşük tutmaya ve hızlı hücumları faullerle kesmeye çalıştı ve Fenerbahçe'nin hızlı hücuma kalkmasını sağlayan ribaundları sürekli tehdit ederek sarı-lacivertlileri yavaşlattılar. Koç Ergin Ataman'ın bu taktiğine Manuchar Markoishvili'nin güzel oyunuda eklenince sarı-kırmızılılar maçın başından sonuna kadar oyuna ortak oldular. Set hücumlarla ayakta kaldılar, son dakikalara geride giren Fenerbahçe'yi kurtaran isim 18 yaşındaki Berk İbrahim Uğurlu oldu. Potaya yaptığı dribblinglerle boşta bulduğu takım arkadaşlarını besleyerek Fenerbahçe Ülker'in maça yeniden ortak olmasını sağladı. Son hücuma 1 sayı önde giren sarı-kırmızılılar topu oyuna sokarken Bo McCalebb'in Markoishvili'den topu çalarak
(tartışmalı bir müdahale, karar sizin) smaçlaması maçın dönüm noktasıydı. Galatasaray her ne kadar istediği gibi oynadıysada maçı kaybetti ve seride 2-0 geriye düştü.
Yaklaşık 5 saat önce sona eren mücadelede ise galibiyeti daha çok isteyen (mutlak kazanmak zorunda olan) takım Ataman'ın Galatasaray'ıydı. Maça hızlı başlayan sarı-kırmızılılar farkı kısa sürede 8'e çıkardı ancak moladan güzel setlerle dönen Fenerbahçe maçı bırakmadı ve kısa sürede dengeyi sağladı. İkinci maçta doğru yaptıklarını unutmayan ve onları tekrarlayan aslanlar maçı yine istediği gibi götürdü ancak Melih Mahmutoğlu'nun ekstra katkısı ve Bogdanovic ile Bjelica'nın üçlükleri maçın kopmasına izin vermedi. Kleiza'nın etkisiz kalması ve Zoric'in faul problemine girmesi, sarı-kırmızılılarda ise Markoishvili'nin ikinci yarıdaki iyi oyunu ve Cenk Akyol'un sonlara doğru gelen skor katkısı son dakikaya girilirken maçın Galatasaray'a dönmesini sağladı ve seri 2-1'e geldi.
Salı günü oynanacak maça Galatasaray yine mutlak galibiyet parolasıyla çıkacak zira kaybederlerse Ülker Sports Arena'ya 3-1 yenik durumda gidecekler.