16 Şubat 2014 Pazar

Nerede O Eski Bayramlar


Her bayram duyduğumuz, büyüklerimizin klişeleşmiş bir cümlesidir ''Nerede o eski bayramlar?''. Bazısı akıl veremez -Ne farkı varmış eski bayramların yahu? der, bazısı üzerinde düşünmez bile. Bayramlar belki genç nüfus için büyüklerinden para koparmak ya da güzel yemeklerle donatılmış sofralara oturmaktan ibaret olabilir fakat belli bir yaşın üstündeki insanlar için geleneksel ve son derece önemli bir kültür mirasıdır.

İşte büyüklerimiz için o eski bayramlar ne ise, bizim gibi uzun vadeli basketseverler içinde smaç yarışması o. Dün yapılan 2014 smaç yarışmasını izleyenleriniz var ise bu yazıyı neden yazma gereği gördüğümü anlamıştır sanırım. Berbat, tatsız tutsuz, sıradan ve sönük. Bu kelimeler dün yapılan yarışmayı tam anlamıyla anlatan sözcükler. Özellikle yarışmaya getirilen yeni formatın tüm eğlenceyi ve işin heyecanını aldığını söylemek yanlış olmaz sanırım. Yeni formatın kuralları şöyle;
  • Yarışma toplam 6 katılımcıyla yapılacak
  • Yarışmacılar 3'er kişiden oluşan takımlar halinde doğe ve batı olarak ayrılacak
  • İlk 90 saniye sürecek ve serbest olacak takımlar isteği gibi istediği sayıda smaç yapacak
  • Jüri ilk turun galibini belirledikten sonra, galip takım ikinci tura kimin başlayacağını seçecek
  • İkinci turda batı ve doğu takımlarının her oyuncusu karşı takımdan biriyle rakip olacak
  • Eşleşme galipleri jüri tarafından seçilecek ve toplamda 3 galibiyete ulaşan takım kazanacak
  • Kazanan takımın yarışmacılarının smaçları halk oylamasına sunulacak ve şampiyon belirlenecek
Bu kurallara uyularak organize edilen dün geceki smaç yarışması tam bir rezalete dönüştü. Öncelikle şunu belirmeliyim ki, geçen seneni şampiyonu Terrence Ross'a ünvanını koruması için sadece bir smaç hakkı verilmiş oldu. İlk tur smaçlarını saymıyorum tabii ki. John Wall yaptığı smaçla kazanmayı hak etti ancak seyir zevki olarak tarihin en kötü smaç yarışmasına tanıklık etmiş oldu. Olay sadece az smaç izlememiz ya da son şampiyonun ünvanını koruması için yeterli hakkı alamamış olması değil, salonda bulunan seyirciler dahil tüm izleyenlerin tepkilerinin sıradanlaşması. Yayın sırasında Caner Eler ve Kaan Kural çok güzel bir konuya değindiler: ''Biz bazı smaç yarışmalarını smaçtan sonra verilen tepkilerle hatırlarız''. Evet, Jason Richardson, Vince Carter, Michael Jordan, T-Mac, Julius Erving smaçlarından bahsediyorum. Smacın hemen ardından benchte oturan oyuncuların tepkileri, jürinin ellerindeki puan kartlarını zıplayarak (genelde 10 olurdu) havaya kaldırmaları, spikerlerin çılgınca bağırışları ve seyircinin sanki takımı son saniye şutu sokmuşcasına hep bir ağızdan çığlık atmaları. Smaç yarışmaları zaten seneden seneye daha kötü bir hal alırken son düzenlemeyle bunların hepsini tam olarak kaybettik. Adam Silver'ın bunun bir hata olduğunu anlamamış olmasına imkan yok. Seneye eski formata dönüş gerçekleşecektir muhtemelen. Ama önemli olan yarışmayı olabildiğince sadeleştirmek.

Bu yarışmanın özü basitliğinde. Biz smaçtan önce görsel şov istemiyoruz, ya da dakikalarca konuşma, sadece oyuncunun topu yeryüzünde yaşayan kimsenin yapamayacağını düşündüğümüz bir şekilde o potaya basmasını istiyoruz. Futbolda bir laf vardır ya hani ''şov yapma, topunu oyna'' tam bu durum için geçerli işte.

Bu kadar laf ettim ama John Wall'ın hakkınıda yedirmem kimseye. Tamam boyu kısa o yüzden daha estetik görünüyor olabilir ama maskotun üstünden geçtikten sonra topu aşağı indirip sonra ters basmak nedir abicim? (Bunu iki elle yaptığını da unutmamak gerekir)

Dünkü yarışmadan ve eski güzel bayram tadında smaç yarışmalarından bazı görüntüler var aşağıda. Buyrun efenim;

2014


Oldies but goldies

 

ESPN tarafından 2000 Vince Carter (kişisel favorim) için yapılmış kısa ama güzel bir video


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder